Gastrit ve Reflü

(Reflü) - Yazar : Herbalist - Tarih : 21.Eki.2009

0

Belirtileri zaman zaman karışsa da, GÖRH ve gastrit birbirinden tamamen farklı iki hastalıktır. Gastrit kelime anlamı olarak midede oluşan inflamatuar (iltihabi-yangısal) süreçleri ifade etmektedir. Bakteriyel bir infeksiyona (Helicobakter Pylori) ya da tahrişe bağlı olarak gelişebilir. Aşırı stresin neden olduğu yüksek asit salınımı nedeniyle baharatlı yiyecekler, alkol, kronik sigara kullanımı nonbakteriyel gastrite neden olabilir.

Helicobakter Pyloriye bağlı gastrit, midenin hangi bölümünde tutunduğuna bağlı olarak uzun dönemde mide kanseri oluşturması riski nedeniyle son yıllarda çok önem kazanmıştır. Ülkemizde yaklaşık %60 Helicobakter Pylori pozitifliği olduğu öngörülmektedir. 1 ya da 2 haftalık antibiyotik kullanımıyla sağıltım olasıdır. Özellikle midenin üst bölümlerini tutan Helicobakter Pylori infeksiyonuna bağlı gastritte, asit salgısının azalması ve bakteriyel infeksiyonun oluşturduğu amonyak PPİ’nin ( Proton Pompa İnhibitörleri) asit baskılayıcı etkisini arttırması, GÖRH etkilerinin azalmasına yardımcı olmaktadır.

Bu hastalarda Helicobakter Pylori tedavisi sonrasında reflü belirtilerinde artış saptanmıştır. Dolayısıyla bir çok yayında da gösterildiği gibi Helicobakter Pylori gastridi sağıltımıyla reflü semptomları arasında çoğu kez ters ilişki vardır.

Mide Yanması ve Göğüs Ağrısı

(Reflü) - Yazar : Herbalist - Tarih : 21.Eki.2009

0

Yanma ya da göğüste yanma, reflüde en sık karşılaşılan yakınmalardan biridir. Göğüs kafesinin bitiminde, daha yukarıda ve hatta boğazda hissedilebilir. Bazı hastalar bu şikayeti ‘reflü periyodlarında kulağıma kadar yanma’ şeklinde tanımlarlar. Tedaviden önce kardiyolojik ve/veya akciğerlerle ilgili herhangi bir sorun olmadığı mutlaka ortaya konmalıdır.

Reflüde oluşan yanma ve ağrının kaynağı, mide içeriğiyle temas eden yemek borusu hücrelerinde oluşan hasardır. Reflü, ne kadar uzun süreli ve ne kadar yukarı çıkıyorsa, yanma hissi de o oranda fazla algılanmaktadır. Daha önceki reflü atakları, hücreyi daha duyarlı hale getirmekte (sensitizasyon) ve hem asit hem de alkali reflüsünde ağrı ve yanma algısının daha çok duyumsanmasına neden olmaktadır. Kronik reflüde oluşan ve hücreler arasındaki sıkı bağların (tight junction) açılmasına neden olan yıkım, normalde hücrelerin altında olan algılayıcıların doğrudan asit ve alkali sıvıyla temas etmesine neden olmakta ve yanma/ağrı hissi oluşmaktadır. Yalnızca gaz çıkışının (geğirme) olduğu durumlarda asit buharına bağlı yanma algılanabilir.

Reflü sağıltımından sonra, patolojik reflüsü olmayan hastalarda zaman zaman algılanan yanmanın uzun süreli hastalık nedeniyle oluşan aşırı duyarlılıktan (santral hipersensitivite) kaynaklandığı ve böyle bir durumda algının kaybolmasının uzun zaman aldığı bilinmektedir.

Barrx Nedir

(Reflü) - Yazar : Herbalist - Tarih : 21.Eki.2009

0

BARRX, süreğen (kronik) reflünün en endişe duyulan sonuçlarından ‘Barrett ösofagus’un sağaltımında (tedavisinde) kullanılan endoskopik bir yöntemdir. Yöntem, Türkiye’de ilk kez  Op. Dr. Levent Eminoğlu tarafından Kadıköy Şifa Hastanesi’nde uygulanmaktadır.

Barrett ösofagus, yemek borusunun son bölümünü oluşturan hücrelerin uzun süreli reflü hasarı nedeniyle değişime uğramasıdır. Sağlıklı bir insanın midesinde bol miktarda asit safra ve pankreas sıvısı bulunur. Mide iç çeperini döşeyen hücrelerin aside karşı korunması olduğundan, olağan şartlarda bu sıvılar mideye zarar vermez. Fakat özellikle mide kapağı olarak adlandırılan koruyucu düzenekte yapısal bozukluk olduğunda, bahsi geçen asidik mide içeriği yemek borusuna geri kaçar. Yemek borusu hücrelerinin asit, safra ve pankreas sıvısına karşı koruması olmadığından bunların yarattığı tahribat sonucunda reflü hastalığını meydana gelir. Öncelikle ‘ösofajit’ olarak tanımlanan yangı süreci başlar. Reflü süreci uzadıkça, yemek borusu hücreleri kendilerini korunma amacıyla bağırsak hücrelerine dönüştürme eğilimi gösterir. Bu dönüşüm koruma amaçlı da olsa genetik kodlamada içermediğinden Barrett ösofagus adı verilen durum meydana gelir. Süreç sonunda yemek borusu kanseri riski 30 ila 125 kat artar. Özellikle mide kapağının yapısal bozukluğu ile birlikte meydana gelen Barret ösofagus vakalarında cerrahi müdahale önerilir.

BARRX teknolojisi, bahsi geçen değişime uğramış hücrelerin elektrofrekans yöntemiyle yok edilmesini sağlıyor. Normal bir endoskopun üstüne takılan küçük bir ek ile, 360 ya da 90 derecelik alanlar 1mm derinliğe kadar temizlenebiliyor. Yaklaşık 10 dakika soren işlemin sonrasında hasta, tıpkı normal bir endoskopi tedavisi görmüş gibi kısa süreli bir dinlenmenin ardından günlük işlerine dönebiliyor. Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) onaylı uygulamanın 2003’ten bu yana yürütülen çalışmalarda displazi gelişmiş ve gelişmemiş intestinal metaplazili (hücresel değişim) olgularda % 98.4’e varan başarısını gösteren yayınlar mevcut.

Reflü Şikayetleri Nelerdir?

(Reflü) - Yazar : Herbalist - Tarih : 21.Eki.2009

0

Hastalarımızın en sık dile getirdiği şikayet mide yanmasıdır.
Bunun yanı sıra göğüste yanma ve ekşime,
Ağıza gelen acı bir tat,
Ağız kokusu,
Özellikle yemeklerden sonra ve tok karna yatıldığında geceleri rahatsız eden şişkinlik, geğirme ve boğulma hissi,
Göğüste takılma ve sıkışma hissiyle birlikte kalbe baskı ve çarpıntı hissedilebilmektedir.
Derin nefes almada güçlük çekilebilmektedir.
İleri aşamalarda ise kronik farenjit, kronik sinüzit, alerjik astım ve diş çürüklerine gidilen bir süreç yaşanabilmektedir.

REFLÜ ŞİKAYETLERİ BAŞKA HANGİ HASTALIKLARI CAĞRIŞTIRIR?

HAZIMSIZLIKLA İLGİLİ OLAN ŞİKAYETLER
* Şişkinlik, geğirme, midede yanma ve hazımsızlık hissi,
* Safra kesesi taşı
* Ülseri
* Gastriti
olan insanlarda görülebilir.

KULAK BURUN BOĞAZ HASTALIKLARI İLE İLGİLİ OLAN ŞİKAYETLER
* Kronik farenjit
* Kronik sinüzit
* Ses kısıklığı
* Kronik tahriş öksürüğü

GÖGÜS HASTALIKLARI İLE İLGİLİ OLAN ŞİKAYETLER
* Alerjik astım
* Kronik öksürük

KALP HASTALIKLARI İLE İLGİLİ OLAN ŞİKAYETLER
* Çarpıntı
* Kalpte sıkıntı hissi

Kelepçe Mekanizması

(Reflü) - Yazar : Herbalist - Tarih : 21.Eki.2009

0

Yemek borusunun alt ucunda, mide içeriğinin yemek borusuna çıkmasını engelleyen iki mekanizma vardır.

KELEPÇE MEKANİZMASI
Kelepçe mekanizması, mide içeriğinin yemek borusuna çıkmasını kasların bir kelepçe gibi sıkılmasıyla engeller. Sağlıklı bir kelepçe mekanizması şu şekilde işler;

Normal durumtd>

Mide içeriği yukarı doğru hareket eder Kelepçe mekanizması çalışır

Reflü Nedir?

(Reflü) - Yazar : Herbalist - Tarih : 21.Eki.2009

0

Halk arasında Mide Reflüsü olarak bilinen Gastro Özofageal Reflü hastalığı, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıdır. Reflü, asitli mide içeriğinin yemek borusuna gelmesi ve uzun süre temas etmesiyle yemek borusunun asitten kendini koruma özelliğinin yok olmasından kaynaklanır. Erişkinlerin yaklaşık %20’sinde reflü görülmektedir.

Mide içeriği, midenin salgıladığı hidrojen iyonu nedeniyle belirgin derecede asittir. Eğer onikiparmak barsağından mideye doğru safra geri akımı varsa, mideden yukarı çıkan içerik hem asit hem de safra içerir. Alkali özellikli olan safra da mide asidi gibi yemek borusunun tahrişine neden olur. Reflü hastalığı, asitli ve/veya safralı mide içeriğinin yemek borusuna gelmesi ve uzun süre temas etmesiyle yemek borusunun kendini asitten ve/veya safralı mide içeriğinden koruyamaması nedeniyle oluşur.

Yemek borusunun alt ucunda mide içeriğinin yemek borusuna geçişini engelleyen bir kapak mekanizması vardır. Reflü hastalarında en sık görülen özellik bu mekanizmanın gevşekliğidir. Bu durum sıklıkla mide fıtığıyla birlikte yaşanır. Mide boşalım bozukluğu ya da bozulmuş yemek borusu hareketi bu hastalığı tetikleyen diğer nedenlerdir.

Yemek borusunun alt ucunda mide içeriğinin yemek borusuna çıkmasını engelleyen iki mekanizma vardır.

Menopoz döneminde cilt değişiklikleri

(Erken Menopoz) - Yazar : Herbalist - Tarih : 16.Eki.2009

0

Vücudumuzun her kısmını örten cildin sağlamlılığını ve elastikiyetini veren en önemli madde cildin yapısında bulunan kollajen adlı bağdokusudur. Son bilimsel veriler kadında östrojen hormonunun cildin kollajen içeriğini korumada da önemli olduğunu göstermektedir.

Cilt kırışıklıkları kalıtsal özelliklere bağlı olarak kişiden kişiye oldukça değişken olabilir. Yine cildin östrojen hormonundan yoksun kalma derecesi de cilt kırışıklıklarının yoğunluğunu etkileyebilir.

Elbette östrojen hormonu tedavisi kırışıksız bir cilt vaat edemez. Ancak bazı çalışmalar östrojen tedavisi alan kadınlarda cilt kırışıklığının daha az görüldüğünü göstermektedir.

Cilt kırışıklıklarının en iyi dostlarından biri sigaradır. Sigara kullanan kadınlarda cilt kırışıklıkları sigara içmeyenlere göre belirgin olarak daha fazladır.

Menopozda ruhsal değişiklikler

(Erken Menopoz) - Yazar : Herbalist - Tarih : 16.Eki.2009

0

Menopozun ortaya çıktığı yaş kadında sıklıkla önemli bazı sosyal değişikliklerin de ortaya çıktığı bir zamana denk gelir.

Menopoz döneminde kadın öncelikle yıllardan beri alışık olduğu bir bedensel işlevini “yitirmiş” olmanın üzüntüsünü yaşar. Bu tümüyle normal bir durumdur. Her ay adet görmeye alışmış bir kadın adet kanamaları ortadan kalktığında yakın bir arkadaşından ayrılmış olma duygusuna kapılabilir. Bazı kadınlar ise adet kanamalarının kesilmesinden memnuniyet duyarlar.

Menopoz Yaşlanmanın Başlangıcı Değildir

Menopoz dönemine giren kadınların bir kısmı bu dönemi yaşlanmanın başlaması ile eşdeğer görürler. Bu, tümüyle mantıklı bir düşünce olmayabilir. Geçen yıl adet gören ve bu yıl kanaması duran bir kadın bu süre içerisinde birden yaşlı bir insan olmaz, yalnızca bir yıl yaşlanır.

Kriter alınması gereken zamansal olarak yaşlanma değil, günlerini sağlıklı olarak geçirmeye devam etmektir. Beden ve ruh sağlığı yerinde olmayan bir insan ne kadar genç olursa olsun, ne kadar uzun yaşarsa yaşasın mutlu ve üretken olamayacaktır.

Menopoz Depresyon Gelişimi İçin Bir Risk Faktörü Değildir

Önceleri menopoz dönemi depresyon gelişimi için ciddi bir risk faktörü olarak görülmüş ve psikiyatristlerin hastalık tanısında kullandıkları “DSM Tanı Kriterleri Kitabı”‘nda “involusyonel melankoli” terimi menopoza bağlı olarak ortaya çıkan depresyon durumunu tanımlamak için kullanılmıştır. Günümüzde menopozun kendisinin depresyon gelişme riskini artırmadığı görüşünün benimsenmesi üzerine DSM’nin en güncel versiyonunda bu tanı yer almamaktadır.

Uyku Bozuklukları

Menopoz dönemi bir yandan ateş basmaları, öte yandan “tuhaf belirtiler” olarak gruplandırılan belirtiler topluluğunun etkisiyle uykusuzluğun ortaya çıkmasına veya uyku kalitesinin azalmasına neden olabilir. Ek olarak östrojen hormonu eksikliğinin beyine etki ederek direkt olarak uyku özelliklerini olumsuz etkilediği bilinmektedir.

Uyku bozuklukları uzun süre devam ettiğinde gerginlik, sinirlilik, yorgunluk, halsizlik, unutkanlık, yorgun uyanma ve konsantrasyon bozukluklarına yol açabilmektedir.

Menopoz döneminde ortaya çıkan uyku bozukluklarının tedavisinde östrojen hormonu tedavisinin önemli bir yeri vardır. Östrojen hormonunun uykuya dalma süresini kısalttığı ve uyku kalitesini artırdığı klinik deneylerde gösterilmiştir.

Duygudurum Değişiklikleri

İnsan her zaman aynı ruh durumunda olamaz. Zaman zaman keyifli ve neşeli, zaman zaman daha durgun olabilir. İnsan ruhunun bu özelliği duygudurum (İngilizce mood) olarak adlandırılır.

Yukarıda tarif edilen duygudurumu düz bir çizgi üzerinde gösterecek bir çizgi çizdiğimizi varsayalım. Çizginin ortası insanın kendinde görmeye alışkın olduğu ortalama ruh halini temsi eder. Çizgi üzerinde sağa gidildikçe insanın giderek daha keyifli bir duyguduruma ulaştığını, sola gidildikçe ise daha çökkün bir duyguduruma ulaştığını kabul edelim. Bu çizgiyi bir tahterevalli şekline dönüştürdüğümüzde tahterevallinin sürekli hafifçe hareketli olduğunu görebiliriz. Bu hareketlilik genellikle günden güne daha belirgin hale gelse de bazı insanlarda günün değişik saatlerinde bir sola bir sağa kayma görülebilir ve bu normaldir.

Normaldışı olan, tahterevallinin baskın olarak solda ya da sağda durması ya da çok büyük hareketler yapmasıdır. Bu aşırı hareketlilik kişinin günlük yaşamını olumsuz etkileyen duygulara neden olacaktır. Psikiyatride, oluşturduğumuz tahterevalli modelinde dengenin sürekli sol tarafta yer almasına depresyon, sürekli sağ tarafta yer almasına ise mani adı verilir. Bu tanımlama konumuzun daha iyi anlaşılabilmesi açısından basitleştirilmiştir. Gerçekte bu iki duygudurum bozukluğunun tarifi bu kadar kolay yapılamaz.

Menopoz döneminde olan kadınlarda tahterevalli dengesi sola kaymaya meyillidir. Daha önceden bahsedildiği gibi bu durumun menopozun kendisinden kaynaklanmadığı, daha çok menopoz dönemine tesadüf eden diğer sosyal değişikliklerle ilgili olduğu düşünülmektedir.

Bilişsel işlevler ve Alzheimer hastalığı

(Erken Menopoz) - Yazar : Herbalist - Tarih : 16.Eki.2009

0

Menopoz döneminde östrojen hormonu kullanımının son yıllarda oldukça güncel kalmasının en önemli nedenleri bu tedavinin kemik erimesini önlemedeki başarısı ve menopoz döneminde ortaya çıkan ve kalp damar sistemini olumsuz yönde etkileyebilen değişiklikleri azaltmadaki becerisidir. Son bilgiler, östrojen tedavisinin ek olarak beyin işlevlerinde yaşa bağlı olarak ortaya çıkan olumsuz değişiklikleri önlediğini ve beynin bilişsel işlevlerini düzelttiğini göstermektedir. Bilişsel bozukluklarla seyreden Alzheimer hastalığının östrojen tedavisiyle giderilebildiği veya en azından yavaşlatılabildiği gösterilmiş durumdadır.

Alzheimer Hastalığı Nedir?

Alzheimer hastalığı veya halk arasında kısmen hatalı olarak “bunama” olarak bilinen durum, bellek bozuklukları (yeni bilgi kaydedememe veya bilgileri anımsayamama), konuşma bozukluğu (kelimeleri yanlış kullanma), beceriksizlik (ince hareketleri yapamama), nesneleri tanıyamama ve diğer becerilerin bozulduğu bir hastalıktır. Araştırmalar 85 yaş üzeri kadınların yarısında Alzheimer hastalığı belirtilerinin görüldüğünü göstermektedir.

Alzheimer hastalığı ilerleyici belirtileriyle belli bir süre sonunda kişinin sosyal ve mesleki yaşamının olumsuz etkilenmesine neden olabilen ciddi bir durumdur.

Alzheimer hastalığı çeşitli hastalıklara bağlı oluşabildiği gibi, yaşlılık döneminde “nedensiz” olarak ortaya çıkabilmektedir.

Hastalığın beynin çeşitli bölümlerinde bulunan nörotransmitter adlı maddelerin miktarlarının değişmesiyle ilgili olduğu düşünülmektedir. Östrojen hormonu azalması bu olumsuz değişiklikleri hızlandırarak hastalığın gelişimini hızlandırabilmektedir. Gerekli durumlarda verilen östrojen hormonu tedavisinin hastalığı önlemede etkili olması hem bu nörotransmitter dengesini yeniden kurmasıyla hem de beyin kan akımında artışla mümkün olmaktadır.

Kadınlarda erkeklere göre 3 kat daha fazla görülen bu hastalığın önlenmesinde östrojen hormonu tedavisinin erken dönemde başlanmasının daha etkili olduğu gösterilmiştir.

Genital organlarda atrofi

(Erken Menopoz) - Yazar : Herbalist - Tarih : 16.Eki.2009

0

Kadında genital organlar ve idrar yollarının genital organlarla komşu olan kısımları (mesane ve uretra) yapısal ve işlevsel olarak östrojen hormonuna bağımlıdırlar. Östrojen hormonu desteği ortadan kalktığında bu organlarda başlayan gerileme (atrofi) bu dokuların incelmesine ve “zayıflamasına” neden olur. Tıp dilinde bu duruma atrofi adı verilmekte olup sitede bu kelimenin yerine gerileme kelimesi kullanılacaktır.

Menopoz döneminde yukarıda adı geçen dokularda gerileme en erken dönemlerde başlamasına karşın kadında belirtilere neden olması için ortalama 10 yıl geçer. Her zaman belirtildiği gibi, menopoz döneminde kadınlarda mutlaka şikayet ortaya çıkması gerekmez. Bu durum gerileme için de geçerlidir ve bazı kadınlar dokularındaki gerilemeye rağmen hiçbir şikayet duymayabilirler.

Gerilemeye bağlı ortaya çıkan belirtilerin hemen tümü östrojen hormonu tedavisiyle etkili bir şekilde tedavi edilebilmektedir.

Gerileme Hangi Belirtilere Neden Olur?

Vajina

Vajina sürekli olarak yenilenen bir dokudur. Bu yenilenme sürecinde ölü hücreler sürekli olarak salgılanan bir sıvıyla karışmış bir şekilde atılır. Östrojen hormonu eksikliği yenilenme sürecinin yavaşlamasına neden olur ve bu durum kadın tarafından vajinada kuruluk şeklinde hissedilir.

Yenilenme süreci yavaşlamış vajina dokusunun normal bakteri florası özellikleri de bozulmuş olabilir. Vajina hücrelerinin glikojen içeriği azaldığında vajinayı bakterilere karşı koruyan laktobasiller de azalmış olacağından vajinada bakteri enfeksiyonları gelişme olasılığı artar.

Gerilemiş vajina elastikiyetini kaybetmiş, soluklaşmış, kısalmış, daralmış ve kanamaya meyilli bir hale gelmiş olabilir. Bazen cinsel ilişkide vajina duvarlarında aşınmaya bağlı olarak kanamalar ortaya çıkabilir.

Yukarıdaki belirtiler menopoz döneminde cinsel ilişki esnasında ağrı duyulmasına neden olabilir.

Vulva

Vulva kollajen ve yağ dokusu içeriğinin azalmasına bağlı olarak incelmiş bir durumdadır. Bu durum sıklıkla vulvada kaşıntı ortaya çıkmasına neden olur

İdrar Yolları

İdrar yollarındaki gerileme ileri durumlarda idrar kaçırma şikayetinin ortaya çıkmasına neden olur.

Menopoz dönemi idrar yollarındaki gerileme nedeniyle idrar yolu enfeksiyonlarının nispeten sık görüldüğü bir dönemdir.